Ardino’da Polis Keyfiliği mi Yaşandı?
Rodopi24.blogspot.com sitesinde yer alan bir başka haber daha dikkatimizi çekti. Söz konusu haber, Ardino’da 40 yaşındaki bir adamın gözaltına alınmasıyla ilgili. Bilgileri tek taraflı olarak sunan malum sitenin aksine, biz diğer tarafın – yani ihlalde bulunduğu iddia edilen kişinin – de bakış açısını aradık.
Rodopi24 polisin versiyonunu ve gözaltına alınan kişinin davranışları hakkındaki isimsiz yorumları yayınlarken, Ardino24 olayların merkezinde yer alan kişiyle görüştü. Kendisinin yaşananlara dair anlattıklarının tamamen farklı olduğu ortaya çıktı.
Mağdurun ifadelerine göre, "Dur" tabelasında durmuş, ancak yolu daha iyi görebilmek için çizginin biraz daha ilerisinde duraklamıştı. Trafik için herhangi bir tehlike olmadığından emin olduktan sonra yoluna devam etti. İddiasına göre, yaklaşık 15 dakika sonra genç bir polis memuru tarafından durduruldu.
Mağdur, polis memurunun en başından beri kibirli ve agresif davrandığını, kendisine doğrudan ceza tutanağı düzenleyeceğini söylediğini iddia ediyor. Anlattıklarına göre, polise kendilerinin de yasalara uymak zorunda olduğunu hatırlattığında, memur kendisinin "yasanın üstünde" olduğu cevabını vermiş. Şu an için bunlar yalnızca mağdurun iddiaları olup, resmi bir kurum tarafından doğrulanmamıştır.
Yine onun anlatımına göre, polis memuru usulüne uygun olarak kendini tanıtmamıştır. Eğer bu gerçekten doğruysa, yetkili makamların bir inceleme yapması ve gerçekleri ortaya çıkarması gerekmektedir.
Bu durum başka soruları da beraberinde getiriyor:
- Eğer gerçekten bir "Dur" tabelası ihlali söz konusuysa, sürücü neden yaklaşık 15 dakika sonra durduruldu?
- Söz konusu ihlale ilişkin ne tür deliller toplandı?
- Gözaltı işlemi hangi yasal gerekçeye dayanılarak yapıldı?
- Görevlilerin elinde somut deliller var mıydı, yoksa sadece kendi iddialarına mı dayandılar?
Bunlar, şu an için kamuoyunda cevabı bulunmayan sorulardır.
Mağdurla yaptığımız görüşmenin ardından, kendisinin normal bir polis kontrolünden ziyade kaba ve aşağılayıcı bir muamelenin kurbanı olduğu izlenimine kapıldık. Elbette bu onun kendi versiyonudur ve tam da bu nedenle polisin de görüşünü almak istedik.
Ancak tam bu noktada tuhaflıklar başladı.
Ardino İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne yaptığımız ilk telefonda, telefonu açan memur kendini tanıtmadı. Yaklaşık on dakika sonra emniyet müdürü ile görüşebileceğimiz söylendi.
İkinci kez aradığımızda ise müdürün izinde olduğu bilgisi verildi. Daha sonra bir vekilinin olduğunu, ancak onun da meşgul olduğu için bizimle görüşemeyeceğini öğrendik. Bu görüşmede de nöbetçi memur kendini tanıtmadı.
Sorularımıza hiçbir şekilde cevap alamadık.
İçişleri Bakanlığı Basın Merkezine yönlendirildik. Kendileriyle iletişime geçtiğimizde, şu an için olayla ilgili ellerinde bilgi bulunmadığını, inceleme yapmak ve gerçekleri öğrenmek için zamana ihtiyaçları olduğunu belirttiler.
Dolayısıyla sorular hala ortada duruyor:
- Bir ihlal var mıydı?
- Buna dair bir delil var mıydı?
- Polis memuru kendini tanıttı mı?
- Bir vatandaşa karşı kibirli bir tutum sergilendi mi?
- Mağdurun iddia ettiği gibi, yasanın üstünde olduğunu söyledi mi?
- Ve eğer tüm bunlar doğru değilse – polis neden çıkıp bunu resmi olarak açıklamıyor?
Daha da endişe verici olanı, Ardino İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün, gazetecilik sorumuza rağmen şu ana kadar olayla ilgili bir açıklama yapma gereği duymamış olmasıdır.
Ardino24 bu konunun peşini bırakmayacak.
Ardino24 bu olayı sonuna kadar takip edecektir. Ardino İlçe Emniyet Müdürlüğü, Kırcaali Bölge Emniyet Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı’nın resmi görüşlerini talep edeceğiz. Ayrıca, hangi işlemlerin yapıldığını ve tüm yasal gerekliliklere uyulup uyulmadığını tespit etmek amacıyla, Kamu Bilgisine Erişim Kanunu (ZDOI) kapsamında bir başvuru yaparak olayla ilgili tüm belgeleri talep edeceğiz.
Няма коментари:
Моля, споделяйте мнението си с уважение. Груби, обидни или нецензурни коментари няма да бъдат публикувани.