Arjantin’e "Tanrı'nın Eli" Yine mi Yardım Edecek, Yoksa Tanrı Nihayet İngiltere’den Çalınanı Geri mi Verecek?
Bu gece dünya adeta duracak. "Atlanta Stadyumu’nda", dünya futbolunun iki ezeli düşmanı – Arjantin ve İngiltere – Dünya Kupası yarı finalinde karşı karşıya geliyor. Diego Armando Maradona’nın futbol tarihinin en dahi ve aynı zamanda en utanç verici günahını işlemesinin üzerinden kırk yıl geçmişken, geçmişin hayaletleri yeşil sahada yeniden dans ediyor.
Bu gece her futbolseveri düşündüren soru sadece kimin finale yükseleceği değil. Asıl soru şu: Hakemler yine kör mü olacak, Arjantinli "ilahların" kayırılması devam mı edecek ve modern zamanların en büyük oyuncularından biri, oyuna en ufak bir saygı ve haysiyet göstermeden mi sahneden çekilecek?
Sahtekarlıkla Başlayan Tarih
Her şey 22 Haziran 1986’nın o sıcak Meksika akşamında başladı. Azteca Stadyumu’nda Diego Maradona, İngiliz kaleci Peter Shilton’ın üzerinden yükselerek sol eliyle topu ağlara gönderdi. Hakemler hariç tüm dünya bu hileyi gördü. Maradona bu golü "Tanrı'nın Eli" olarak adlandırdı ve bariz bir kural ihlalini efsanevi bir zafere dönüştürdü. İngilizler güpegündüz soyuldu, futbol ise adil oyun (fair-play) itibarından ağır bir darbe aldı.
O zamanlar bu bir kurnazlık olarak kabul edilmiş olabilir. Ancak bugün, VAR ve her köşede düzinelerce kameranın olduğu bir çağda, bu tür hareketler sadece kurnazlık değil; kurallara göre oynamayı kibirli bir şekilde reddetmektir. En acısı da Maradona’nın halefinin de tam olarak aynı yoldan yürümesidir.
Messi ve Dokunulmazlar: FIFA’nın Çifte Standardı
Lionel Messi milyonlarca insan tarafından adeta bir ilah gibi görülüyor. Fakat onun bu dehası, ahlaktan çok büyük bir taviz vermeyi mi gerektiriyor?
2022’de Katar’da oynanan o unutulmaz ve son derece sert geçen Hollanda çeyrek finaline geri dönelim. O maçta tüm dünya, Messi’nin 55. dakikada rakibin atağını kesmek için topu tamamen kasıtlı bir şekilde eliyle durdurduğunu gördü. Sonuç mu? Hakem Mateu Lahos bu net sarı kartı es geçti. Messi daha sonra maçın sonlarında protestodan sarı kart gördüğü için, hakemin bu "merhameti" onu oyundan atılmaktan kurtardı ve yarı finalde oynamasının önünü açtı.
Aynı maçta Arjantinliler kurallara karşı adeta bir katliam gerçekleştirdi. Leandro Paredes önce Nathan Aké’ye arkadan çok sert girdi, ardından da topu kasıtlı olarak Hollanda yedek kulübesine doğru son gücüyle fırlattı; ancak mucizevi bir şekilde sadece sarı kartla kurtuldu. Çifte standart o gün tüm dünya için gün gibi ortadaydı.
Dört yıl sonra, aynı senaryo çok daha büyük bir küstahlıkla tekrarlanıyor. Daha birkaç gün önce, 7 Temmuz 2026’da, Mısır son 16 turunda Fransız hakem François Letexier tarafından kelimenin tam anlamıyla katledildi. VAR, Mısır’ın skoru 3-0 yapacak temiz golünü iptal etmek için geçmiş pozisyonları deşelerken; hakem, son saniyelerde Salah’a yapılan net penaltıyı görmezden gelerek galibiyeti 3-2 ile Arjantin’e hediye etti. Sosyal medya adeta yıkıldı: FIFA, el bebek gül bebek büyüttüğü oğlunu yeni bir finale mi taşıyor?
Saygısız Bir Veda: Sözde Bir İlahın Batışı
Büyük sporcular sadece galibiyeti nasıl kabul ettikleriyle değil, en çok da rakiplerine ve kurallara nasıl saygı duyduklarıyla bilinirler. Messi ve Arjantin teknik ekibinin bugünkü tavırları tek bir şeyi gösteriyor: Tam bir cezasızlık hissiyle harmanlanmış panik halinde bir başarısızlık korkusu. Zirvedeyken ve gücünün tükendiğini hissettiğinde, hileli yollara başvurmak kolaydır. Ancak tarihin en büyük oyuncularından birinin rakiplerine en ufak bir saygı göstermeden, hakem korumalarına ve ucuz provokasyonlara güvenerek bu şekilde batışını izlemek gerçekten çok üzücü.
Katar 2022’deki kasıtlı hatalar Arjantin’e altın madalyaları getirmiş olsa da, dünya hala şu soruyu soruyor: Eğer kurallara göre oynansaydı, Messi o kupayı gerçekten kaldırabilir miydi? Milyonlarca taraftar için cevap kesinlikle "Hayır". Katar’daki şampiyonluk, her zaman hakem kıyaklarının buruk tadını ve FIFA’nın, kariyeri bitmeden önce gözdesini taçlandırmak için elinden gelen her şeyi yaptığı hissini taşıyacak.
Bu geceki soru şu: Aynı çirkin tiyatroyu yeniden mi izleyeceğiz? FIFA gözbebeğine bir kupa daha mı hediye edecek, yoksa bu kez kader nihayet araya girip İngiltere’ye, 40 yıl önce Maradona ve hakemlerin onlardan çaldığı şeyi geri mi verecek? Sahada hile değil, futbol kazanmalı!

