Yunanistan sınırındaki "göl" (gölet), Makaza üzerinden Yunanistan'a seyahat eden turistler için kötü haber olmaya devam ediyor.
Bugünkü brifingde Vali Biser Nikolov, Yunan tarafındaki mevkidaşı ile yaptığı görüşmenin ardından Makaza Sınır Kapısı'ndaki söz konusu "gölün" kalacağını bildirdi. Başka bir deyişle – şimdiden, bu rota üzerinden Yunanistan'a doğru yola çıkan herkes kendini beklemeye hazırlamalıdır.
Gerçekler buraya kadar. Yorum ise buradan başlıyor.
Eğer bu görüşmenin ardından elde edilen tek sonuç gölün kalmasıysa, o zaman sormadan edemiyoruz: Bulgar devletinin yapabileceğinin hepsi bu mu?
Bir telefon görüşmesi mi?
Devletin imkânları bu kadar mı tükeniyor – Yunan makamlarına edilen tek bir telefon ve "Göl işi ne oldu?" sorusuyla mı? Eğer cevap "kalıyor" ise, Bulgaristan'ın tepkisi de burada sona mı eriyor?
Biz bunu yeterli kabul edemeyiz.
Çünkü söz konusu olan bir köy yolundaki su birikintisi değil. Bulgaristan ile Yunanistan arasındaki en yoğun rotalardan biri. Gölden sonra, beklemenin devam ettiği Gümülcine (Komotini) yakınlarındaki kavşak geliyor. Serbest dolaşım yerine kuyruklar, sinir harbi ve kayıp zaman elde ediyoruz.
Bu gölün gerekli olup olmadığını bilmiyoruz. Varlığını sürdürmesi için yasal bir dayanak var mı, bilmiyoruz. Bu konunun daha üst kurumsal düzeyde birileri tarafından gündeme getirilip getirilmediğini hiç bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var – devlet sadece bir telefon görüşmesi yaptığını açıkladığında, bu bir çözüm gibi görünmüyor. Bir durum tespiti gibi görünüyor.
Tam da bu yüzden Ardino24 yayın kurulu konuyu bu yorumla kapatmayacak.
Bulgaristan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulundan resmi cevaplar talep edeceğiz. Yunan kurumlarından da resmi cevaplar isteyeceğiz. Gölün neden hâlâ var olduğunu, trafiği neden zorlaştırdığını ve gerek bu sorunun gerekse Gümülcine'deki sıkışıklığın çözümü için neler yapıldığını soracağız.
Çünkü gazetecilik basın toplantısıyla bitmez. Basın toplantısından sonra başlar.
Ardino24 Yayın Kurulunun Yorumu
