BOTAŞ Hesaplarının Dondurulmasının Bedeli Bu mu? Radev, Karadeniz’de Petrol ve Gaz Arama İçin Türk Şirketiyle Yapılan Anlaşmaya Onay Verdi
Bakanlar Kurulu’nun, Türk devlet şirketi Turkish Petroleum Overseas Company’nin (TPOC) Karadeniz’deki petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına katılımını onaylama kararı, sert siyasi tepkilere ve Sofya ile Ankara arasındaki ilişkiler hakkında yeni şüphelemelere yol açtı. Arka planda ise "Han Tervel" bloğundaki %33'lük hissenin Türk tarafına devredilmesinin, BOTAŞ ile yapılan tartışmalı sözleşmenin getirdiği mali yüklerin yeniden müzakere edilmesi veya dondurulması sürecinde perde arkasında verilen bir taviz olup olmadığı sorusu yatıyor.
Hükümet, mevcut ruhsat sahibi Shell Exploration and Production şirketinin "1-26 Han Tervel" bloğundaki arama ruhsatına ait hak ve yükümlülüklerinin %33'ünü, devlet devi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) iştiraki olan TPOC şirketine devretmesine resmen izin verdi.
Konsorsiyumun yeniden yapılandırılmasının ardından, Bulgaristan'ın Karadeniz’deki derin deniz bölgesindeki hisse dağılımı şu şekilde oluştu:
Shell: %42 (Proje operatörü olarak kalmaya devam ediyor)
Turkish Petroleum (TPOC): %33
OMV Petrom: %25
"Han Tervel" sahası, Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesinde 3.800 kilometrekareden fazla bir alanı kapsamakta olup, Ankara'nın halihazırda önemli miktarda gaz çıkardığı Türkiye'nin "Sakarya" gaz sahasının hemen bitişiğinde yer almaktadır. Ruhsat, 3D sismik aramaların yapılması ve ardından bir arama kuyusunun açılması için 5 yıllık bir süreyi öngörmektedir.
BOTAŞ’ın Gölgesinde
Türk devlet devinin Bulgaristan kıta sahanlığına girişi, Cumhurbaşkanı Rumen Radev tarafından atanan geçici hükümetlerden biri döneminde imzalanan "Bulgargaz" ile Türk şirketi BOTAŞ arasındaki anlaşmanın yeniden müzakere edilmesine yönelik gergin görüşmelerin sürdüğü bir döneme denk geliyor. Söz konusu anlaşma, kapasiteyi kullanıp kullanmadığına bakılmaksızın Bulgar tarafını günde yaklaşık 500.000 dolar ödemekle yükümlü kılıyor.
Muhalefet ve enerji uzmanları, Türkiye'nin Karadeniz’deki muhtemel Bulgar rezervlerine erişiminin, BOTAŞ sözleşmesinden doğan mali talepleri yumuşatmak için ödenen gizli bir diplomatik bedel olup olmadığını şimdiden sorgulamaya başladı.
Enerji Bakanlığı ise prosedürün tamamen Yeraltı Kaynakları Kanunu’na uygun olarak yürütüldüğünü ve Bulgaristan’ın enerji bağımsızlığını güvence altına almak için yatırım çekmeyi hedeflediğini belirtiyor. Yetkililer, TPAO gibi deneyimli bir bölgesel oyuncunun projeye dahil olmasını teknolojik bir avantaj olarak değerlendiriyor.
