Ардино24: Журналистика със значение

Водим дела срещу администрации, които крият истината. Търсим правата си чрез съда – подкрепете ни:

АРДИНО24: ЖУРНАЛИСТИКА СЪС ЗНАЧЕНИЕ

Тук етиката е над всичко, а истината – единствена цел. Отказваме се от информационния шум и „общия тон“. Пишем точно за това, което другите премълчават, и разследваме въпросите, които останалите подминават.

Carlo Pedersoli — Efsaneye Dönüşen Dev: 1930'dan Sonsuza

 


Carlo Pedersoli — Efsaneye Dönüşen Dev: 1930'dan Sonsuza

Bu fotoğrafta sessizce olağanüstü olan bir şey var; dört kare, dört an, tek bir türle sınırlanamayacak kadar zengin ve dolu bir kitabın bölümleri gibi serilmiş olağanüstü bir hayat. 1930 yılında, kendisini nelerin beklediğini bilmesi imkansız olan, iri gözlü, tombul bir bebek. 1960 yılında, dünyanın henüz şekillendirmeyi bitirmediği birinin rahat özgüveniyle İtalyan milli sporcu formasını taşıyan, atletik ve geniş omuzlu, çarpıcı derecede yakışıklı bir genç adam. 1970 yılında, vahşi saçlı, gür sakallı ve gözleri o benzersiz tehlike ve sıcaklık karışımıyla parlayan, dünya çapındaki izleyicileri kendine çaresizce aşık eden sert bir dev. Ve nihayet — gümüş saçlı ve vakur, seksen beş buçuk yıllık hayatın izlerini yüzündeki çizgilerde ve bakışlarının derinliğinde taşıyan, sinemanın ak sakallı bilge ismi.

Bu, Carlo Pedersoli'nin hayatıdır. Dünya onu daha çok Bud Spencer olarak tanıyordu.

Bud Spencer, 31 Ekim 1929'da İtalya'nın Napoli kentinde doğdu. 1930 yılındaki fotoğraftaki o yuvarlak yüzlü ve ciddi bebek — bir şekilde oturduğu sandalyeden daha büyük görünen o çocuk — bir gün küresel popüler sinemanın en tanınmış yüzlerinden biri olacağını, kıtalar ve nesiller boyunca aynı ölçüde sevileceğini bilemezdi. Napoli onu şekillendirdi: gürültü, sıcaklık, inatçılık ve mizah. Oynadığı her rolde bunların hepsini hissedebilirsiniz.

1960 yılına gelindiğinde, Carlo Pedersoli tek bir filmle bile ünlü olmadan çok önce, dikkate değer başarılara imza atmış bir adamdı. 100 metre serbest stilde bir dakikanın altında yüzen ilk İtalyan'dı ve ülkesini hem 1952 Helsinki Olimpiyatları'nda hem de 1956 Melbourne Olimpiyatları'nda milli yüzücü olarak temsil etmişti. Mavi İtalyan forması içindeki o fotoğrafı sadece gençliğinin bir karesi değil; disiplinin, mükemmeliyetin ve peşinden gittiği her şeye kendini tamamen adayan bir adamın kanıtıdır. Yüzme, hukuk fakültesi, müzik, havacılık ve sonunda, neredeyse tesadüfen, sinema.

1970 tarihli fotoğraf bu dönüşümün hikayesini anlatır. O zamana kadar Carlo Pedersoli artık Bud Spencer olmuştu — ve Bud Spencer sinemanın daha önce hiç görmediği bir şeye dönüşmüştü. Efsanevi ortağı Terence Hill ile birlikte Spencer, tamamen kendilerine ait bir aksiyon-komedi türü yarattılar: kavga eden, gülen, muazzam miktarda yemek yiyen ve Noel jambonu büyüklüğündeki yumruklarıyla kötü adamları saf dışı bırakan kahramanlar. Vahşi koyu saçlarının altındaki o sert yüz — yarı hırıltı, yarı gülümseme — Avrupa, Latin Amerika, Asya ve ötesinde zaten çok ünlüydü. O alışılagelmiş bir film yıldızı değildi. O daha iyi bir şeydi: o gerçekti. İzleyiciler Bud Spencer'ı sadece izlemedi, ona güvendi. Onunla kendilerini güvende hissettiler. O, herkesin istediği ama neredeyse hiç kimsenin hak etmediği o "koca arkadaştı".

Son kare — son yıllarındaki o nazik, ak sakallı yüz — çoğu insanın hayal bile edemeyeceği kadar çok hayat yaşamış bir adamı gösteriyor. Aktör, olimpiyat sporcusu, hukukçu, pilot, besteci, eş, baba ve dede. 27 Haziran 2016'da 86 yaşında, ailesi yanındayken hayata gözlerini yumdu; son sözü ise basit bir "grazie" yani "teşekkür ederim" oldu.

Teşekkürler. Kendisine çok şey verilen ve karşılığında daha da fazlasını veren bir adamdan. Tüm dünyayı güldüren ve koca bir sinema dönemini yuva gibi hissettiren bir adamdan.

1930'da Napoli'de tombul bir bebekten, 1960'ta şampiyon bir yüzücüye, 1970'te deri ceketli bir efsaneye ve zarafetle veda eden ak sakallı bir lidere kadar — bu, dolu dolu, muhteşem ve neşeyle yaşanmış bir hayatın öyküsüdür.

Grazie, Carlo. Grazie, Bud. Dünya sensiz daha sessiz — ama geride bıraktığın kahkahaların yankısı asla dinmeyecek.

Няма коментари:

Моля, споделяйте мнението си с уважение. Груби, обидни или нецензурни коментари няма да бъдат публикувани.

Предоставено от Blogger.