Apartmentgate: "Serbest Piyasa" Neden En Çok Güç Sahiplerinin İşine Yarıyor?
"Bu bir serbest piyasa." Bulgaristan'da toplum, ne zaman bir belediye başkanına, milletvekiline veya bir devlet yetkilisine piyasa değerinin katbekat altında bir fiyata nasıl daire, ev veya araba aldığı sorulsa neredeyse her seferinde bu cümleyi duyar.
Biçimsel olarak bu kulağa mantıklı geliyor. Kanun, birinin mülkünü daha ucuza satmasını yasaklamıyor. Fakat o zaman, giderek daha fazla insanın sormaya başladığı şu soru ortaya çıkıyor: Bu "serbest piyasa" neden neredeyse hiçbir zaman sıradan vatandaşa uğramıyor? Neden sadece güç sahipleri, başkalarının asla alamayacağı fiyatlara ulaşıyor? İşte "Apartmentgate" (Daire Skandalı) hikayesi tam olarak buradan başlıyor.
Bu kelime, 2019 yılında siyasetçilerin ve üst düzey devlet görevlilerinin piyasa değerinin çok altında fiyatlara lüks daireler satın aldığına dair bir dizi ifşaatın ardından ortaya çıktı. O dönemde toplum, ilk kez kitlesel olarak şunları karşılaştırmaya başladı:
Resmi gelirler,
Mal beyanları,
Piyasa fiyatları,
Ve iktidardakilerin gerçek yaşam tarzları.
Zamanla "Apartmentgate" sadece ucuz bir daire anlamına gelmekten çıktı. Güç ve makam sahibi olmanın gizli ayrıcalıklar getirip getirmediğine dair çok daha büyük bir şüphenin sembolü haline geldi.
Şöyle basit bir örnek hayal edelim: Bir müteahhit yeni bir daire satıyor. Bölgedeki gerçek fiyat metrekare başına yaklaşık 1200 avro. Ancak bir belediye başkanı aynı daireyi metrekaresi 550 avrodan satın alıyor. Gerçek değeri yaklaşık 120.000 avro olan 100 metrekarelik bir daire, 55.000 avroya alınmış oluyor. Aradaki fark 65.000 avro.
Ve burada toplumun şu soruyu sormaya hakkı var: Neden başka biri değil de tam olarak bu kişi böyle bir fiyat alıyor? Bulgaristan'da genellikle şu bilindik cevaplar verilir: "Bu özel bir ticari işlemdir." "Bu bir serbest piyasadır." "Herhangi bir ihlal yoktur."
Evet, ama insanlar başka bir şeyi daha görüyorlar. Sıradan bir insan:
20-30 yıllık kredi çekiyor;
Piyasa fiyatının tamamını ödüyor;
Banka ekspertiz süreçlerinden geçiyor;
Her bir taksiti kuruşu kuruşuna sayıyor.
Aynı zamanda siyasetçiler, belediye başkanları ve üst düzey makamlardaki kişiler, genellikle başkaları için ulaşılmaz görünen şartlarda mülk ve varlık sahibi oluyorlar. İşte bu yüzden, bu tür işlemler gizli bir çıkar sağlandığı şüphesini doğuruyor. Çünkü mesele sadece bir dairenin kaç para olduğu değil. Mesele şu: Bu devasa "indirimin" arkasındaki gerçek sebep ne?
Almanya'da böyle bir işlem çok daha farklı görünürdü. Orada kurumlar sadece tapuda ne yazdığına bakmazlar. Vergi daireleri bölgedeki gerçek fiyatları, resmi rayiç değerleri, metrekaresini, banka transferlerini ve alıcının mali imkanlarını karşılaştırır. Eğer gerçek değeri 120.000 avro olan bir daire, bir belediye başkanına 55.000 avroya satılırsa, Alman kurumları neredeyse kesinlikle bir açıklama talep edecektir. Üstelik sadece alıcıdan değil. Müteahhide de şu sorular sorulacaktır:
Neden bu kadar büyük bir indirim yapıldı?
Belediye ile herhangi bir ilişki var mı?
Kamu ihaleleri söz konusu mu?
İnşaat izinleri veya geleceğe yönelik çıkarlar var mı?
Almanya'da böyle bir fark, gizli bir menfaat veya hatta kısmen "hediye edilmiş" bir mülk olarak değerlendirilebilir. Böyle bir durumda devreye şunlar girer:
Vergi incelemeleri;
Çıkar çatışması denetimleri;
Yolsuzlukla mücadele birimleri;
Kara para aklamayı önleme yasası kapsamındaki incelemeler.
Düşük fiyat ile makam nüfuzu arasında bir bağlantı tespit edilirse, yolsuzluk, haksız kazanç sağlama veya rüşvet suçlamalarıyla karşı karşıya kalınabilir.
Ama bir büyük fark daha var. Almanya'da sadece şüphe bulunması bile genellikle bir siyasi kariyerin sonlanması için yeterlidir. Orada toplum basit bir soru sorar: "Neden başka hiç kimsenin alamayacağı bir fiyatı tam olarak bu kişi alıyor?"
İşte Bulgaristan'daki en büyük sorun da budur. Yönetim her şeyi "serbest piyasa" ile açıkladığında, insanlar kendilerine şu soruyu sormaya başlıyor: Bu serbest piyasa herkes için mı geçerli, yoksa sadece güç sahipleri için mi?

Няма коментари:
Моля, споделяйте мнението си с уважение. Груби, обидни или нецензурни коментари няма да бъдат публикувани.