Това, което ще прочетете тук, няма да го прочетете никъде другаде в област Кърджали.

Burada okuyacaklarınızı, Kırcaali bölgesinde başka hiçbir yerde okuyamazsınız.

Нашият екип е малък — но достатъчен.  ·  Ekibimiz küçük — ama yeterli.

HÖH’lü Belediye Başkanları Ne Sever? Ya da Daha Doğrusu – Medyada ve İnsanlarda Ne İsterler, Ne İstemezler?


Ardino24 Yorumu

HÖH’lü Belediye Başkanları Ne Sever? Ya da Daha Doğrusu – Medyada ve İnsanlarda Ne İsterler, Ne İstemezler?

​Görünen o ki, bir belediye başkanını, bir parti genel başkanını veya nüfuzlu başka bir siyasetçiyi eleştiren her insan otomatik olarak "düşman" ilan ediliyor. Hemen ardından başka bir partinin adamı olduğu, birilerinin talimatını yerine getirdiği veya gizli çıkarları bulunduğu yönünde suçlamalar parlatılıyor.

​Geçtiğimiz günlerde, Kırcaali Belediye Başkanı Erol Mümin’e yakın olduğunu iddia eden bir şahıstan tam olarak böyle bir örnek gördük. Hakaretler, partilerden para aldığımıza, belediye başkanını eleştirmemiz için bize ödeme yapıldığına dair iddialar ve daha neler neler birbirini izledi. Ancak tüm bu iddialar, hiçbir kanıt sunulmadan havada kalıyor.

​İşin ilginç yanı, bu mantığa göre eleştiri, yalnızca HÖH’e veya belirli belediye başkanlarına yönelik olduğunda "çamur atma" haline geliyor. Başka bir belediye başkanı eleştirildiğinde sorun yok. Ancak HÖH’lü bir belediye başkanı eleştirilirse, o zaman büyük bir problem ortaya çıkıyor. Anında çocukluk arkadaşları, sınıf arkadaşları, tanıdıklar ve her türlü savunucu türeyerek, söz konusu belediye başkanının aslında ne kadar iyi bir insan olduğunu anlatmaya başlıyor.

​Oysa birini çocukluğundan beri tanıyor olmanız, onun otomatik olarak başarılı bir belediye başkanı olduğu veya belediyeyi doğru yönettiği anlamına gelmez.

​Bu durumda net bir şekilde görülen tek bir şey var: Rahatsız edici sorular soran medya sevilmiyor. Kamu Bilgisine Erişim Kanunu (ZDOI) kapsamında başvurular yapan ve hatta İdare Mahkemesi’nde kurumlara karşı dava açma cesaretini gösteren medya da sevilmiyor. Onlar anında "kötü", "düşman" ya da "birilerinin adamı" oluveriyor.

​Ancak tüm bu suçlamaların hiçbir dayanağı yok. Bu durum, anonim profillerin veya belediye başkanları ile parti yöneticilerinin yakın arkadaşı olduğunu iddia eden kişilerin her türlü imada bulunmasını engellemiyor.

​Bizim yaptığımız şey, her gazetecinin en doğal hakkıdır.

​Asıl sorun şu ki, Kırcaali’de gazetecilik on yıllar boyunca iktidara hizmet etmeye alışmıştı. Sorular sormaya, belgelerin peşine düşmeye, ZDOI başvuruları yapmaya ve toplumu yakından ilgilendiren konularda bilgi talep etmeye başlayan insanlar ortaya çıktığında ise işler rahatsız edici bir hal alıyor.

​İşte suçlamalar o zaman başlıyor.

​Tam olarak eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, Ardino24 hiçbir siyasi partiden para almamaktadır. Web sitesi yalnızca içinde emek veren insanların katkısıyla ve ağırlıklı olarak, özel bir şirkette çalışan ve medyayı kendi kişisel imkanlarıyla ayakta tutan Genel Yayın Yönetmeni Nürkyan Mehmedali’nin kendi bütçesiyle finanse edilmektedir.

​Tek bir sponsorumuz yok. Kurumsal bir fonlamamız yok. Parti ödeneklerimiz yok.

​Çeşitli otellere ve işletmelere reklam teklif ettiğimizde, hatta bunu ücretsiz yapmayı önerdiğimizde bile sık sık ret cevabı aldık. Görünen o ki birçok insan, rahatsız edici sorular soran bir medya organıyla yan yana anılmak istemiyor.

​Ardino’da da durum aynı. Belediye başkanı bizimle her türlü temastan kaçınıyor. Kendisine doğrudan soru soramıyoruz. Bilgi edinmenin tek yolu ZDOI üzerinden başvuru yapmak.

​Buna karşılık, Cebel’de her zaman yanıt aldık. Doğruyu söylemek gerekirse, Cebel Belediye Başkanı sorularımıza en hızlı cevap veren yetkililerin başında geliyor. Momçilgrad’da (Mestanlı) da talep ettiğimiz belgeleri aldık. Kirkovo’da (Kızılağaç) cevaplar yasal süreler içinde geliyor. Krumovgrad’da (Koşukavak) durum biraz daha karmaşık olsa da, sorularımızdan en çok kaçınan kurum Kırcaali Belediyesi olmaya devam ediyor.

​Neden mi?

Muhtemelen işlerine gelmeyen, rahatsız edici sorular sorduğumuz için.

​Birilerine hizmet ettiğimizi iddia eden herkes siteyi açıp yayınlarımıza bakabilir. Tüm belediye başkanlarına ve tüm partilere aynı eleştirel gözle yaklaştığımızı göreceklerdir.

​Normal gazetecilik budur.

​Kırcaali’deki gazetecilik algısının yıllar içinde değişmiş olması, Bulgaristan’daki ve dünyadaki mesleki standartların değiştiği anlamına gelmez.

​Bunun tüm siyasetçiler –belediye başkanları, parti başkanları, valiler veya vali yardımcıları fark etmeksizin– tarafından anlaşılması gerekiyor.

​Bizim işimiz, önümüze konan bültenleri eleştirmeksizin yayımlamak değildir. Bizim işimiz bilgiyi doğrulamak, soru sormak ve cevapların peşine düşmektir.

​Örneğin, bir belediye başkanı bir yerleşim yerini ziyaret ettiğini, vatandaşlarla görüştüğünü ve önemli konuların ele alındığını paylaştığında, mantıklı soru şudur: Bu konular nelerdir? Halk ne talep etti? Belediye başkanı ne söz verdi? Hangi çözümler sunuldu?

​Bu detaylar neredeyse hiçbir zaman açıklanmaz.

Bize sunulan, içi boş ve somut detaylardan yoksun genel metinlerdir.

İşte gazetecilik tam da bu yüzden vardır – o detaylardaki soruları sormak için.

​Şu anda Kırcaali Belediye Başkanı Erol Mümin’e karşı, köpek barınağı inşaatıyla ilgili meşhur "Akt 10" belgesi nedeniyle açtığımız davayı sürdürüyoruz. Bu belge hala tarafımıza sunulmuş değil.

​İdare Mahkemesi’nin yasayı uygulayacağına ve dava dosyasındaki delillere dayanarak adil bir karar vereceğine inancımız tamdır. Cevapları yargı yoluyla arıyoruz; çünkü kamu yararının yasalar ve şeffaflık çerçevesinde korunması gerektiğine inanıyoruz. Bu konu sadece bir medya organı olarak bizim için değil, tüm Kırcaali Belediyesi sakinleri için önem taşımaktadır.

​Biz çok basit bir soru sorduk: Köpek barınağının inşaatı neden durduruldu?

Defalarca sorduk.

Farklı farklı cevaplar ve açıklamalar aldık.

Ancak Bulgaristan’da hala yasalar var ve nihai cevabı yasa yoluyla almayı umuyoruz.

​Eğer yönetim, sıkça iddia edildiği gibi bu kadar şeffaf ve halka bu kadar yakınsa, bu belge neden en başında gösterilmedi?

Bu kadar çok talebe rağmen neden hala gizlenmeye devam ediyor?

İnsanlar projenin neden durdurulduğuna dair neden net bir cevap alamıyor?

Bunlar, toplumun yanıtını bilmeye hakkı olduğu sorulardır.

​Aynı durum diğer konular için de geçerli. Örneğin su temini meselesinde, birçok yerleşim yerinde insanların yıllardır gerekli sıhhi koruma bölgeleri bulunmayan su kaynaklarını kullandıkları ortaya çıktı.

​Bunlar bizim iddialarımız değil.

Bunlar resmi belgeler.

Bunlar gerçekler.

​İşte tam da bu yüzden Ardino24 soru sormaya ve cevap aramaya devam edecek.

Evet, Bulgaristan’da işler yavaş ilerliyor.

Evet, kurumlar genellikle zor cevap veriyor.

Ama bizim sabrımız var.

​Çalışmalarımızı takip eden tüm okurlarımıza teşekkür ederiz. Yaptığımız her şey, toplumun gerçekleri olduğu gibi bilmeye hakkı olduğu inancından doğmaktadır.

​Bu metin bir yorum yazısıdır ve yazı işleri kadromuzun belgelere, mahkeme kayıtlarına, kurumlardan gelen resmi yanıtlara ve son aylarda edinilen deneyimlere dayanarak oluşturduğu ortak görüşünü yansıtmaktadır.

​Güveniniz için tüm okurlarımıza teşekkür ederiz.

Няма коментари:

Моля, споделяйте мнението си с уважение. Груби, обидни или нецензурни коментари няма да бъдат публикувани.

Реклама

Предоставено от Blogger.