Aralık 2025’te KZD ayrımcılık olmadığına karar verdi. Peki ama temel sorular gözden mi kaçırıldı?

Aralık 2025’te KZD ayrımcılık olmadığına karar verdi. Peki ama temel sorular gözden mi kaçırıldı?

Aralık 2025’te Ayrımcılıktan Korunma Komisyonu (KZD), Georgi Barutçiev’in sekiz komşusuna karşı yaptığı başvuruyu reddederek "engellilik" temelinde bir ayrımcılığın bulunmadığına karar verdi. Ancak bu karar, komisyonun yasanın bu tür vakalarda gerektirdiği tüm hususları inceleyip incelemediği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Önemli bir hususu belirtmek gerekir ki, bu metin KZD’nin Aralık 2025 tarihli kararını ele almaktadır. Komisyonun henüz bir karara varmadığı aynı vakaya ilişkin yeni süreçle bir ilgisi yoktur.

KZD neyi kabul etti?

Georgi Barutçiev’in ailesi, engelli bir bireyin konutuna erişimini sağlayacak bir tesisin kurulması için başvuru sürecini yürütebilmek amacıyla kat maliklerinden destek talep etti.
Komşuların bir kısmı gerekli adımları desteklemeyi reddetti. Bunun üzerine Barutçiev, bu ret kararının engelliliği nedeniyle kendisini daha dezavantajlı bir duruma soktuğunu belirterek KZD’ye şikâyette bulundu.
Ancak Komisyon, kat maliklerinin apartman yönetimiyle ilgili konularda özgürce oy kullanma hakkına sahip olduğuna ve bu ret kararının tek başına ayrımcılık teşkil etmediğine karar verdi.

Karardan ne anlaşılamıyor?

KZD’nin gerekçeli kararından, talep edilen tesisin gerçekten inşa edilip edilemeyeceğine, diğer sakinler için bir tehlike oluşturup oluşturmadığına veya başka bir teknik imkânın bulunup bulunmadığına dair teknik bir inceleme yapıp yapmadığı anlaşılamamaktadır. Komşuların bir kısmının tam da bu tür gerekçelerle itiraz etmiş olmasına rağmen, bağımsız bir teknik bilirkişi incelemesinin atandığına dair hiçbir veri bulunmamaktadır.
Ayrıca KZD’nin, komşuların bu reddinin Barutçiev’in erişilebilir konut çevresi programına başvurması için tek gerçek yolu tıkayıp tıkamadığını analiz edip etmediği de karardan anlaşılamamaktadır. Onların onayı olmadan süreç ilerleyemiyorsa, bu reddin engelli bireyi belirgin şekilde daha dezavantajlı bir duruma sokup sokmadığı sorusu gündeme gelmektedir.

Dolaylı ayrımcılık değerlendirildi mi?

Ayrımcılıktan Korunma Kanunu’nun 4. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dolaylı ayrımcılık; tarafsız görünen bir hüküm, ölçüt veya uygulamanın, korunan belirli bir niteliğe sahip kişiyi diğer kişilere kıyasla daha dezavantajlı bir duruma sokması halinde mevcuttur; meğerki bu durum meşru bir amaçla objektif olarak haklı kılınmış olsun ve bu amaca ulaşma araçları uygun ve gerekli bulunsun.
Kararın gerekçesinden KZD’nin tam olarak bu konuda, yani komşuların reddinin biçimsel olarak herkes için aynı olmasına rağmen, özellikle engelli bireyi çok daha büyük ölçüde etkileyip etkilemediği hususunda ayrıntılı bir analiz yapıp yapmadığı anlaşılamamaktadır.
Makul uyarlaştırma
BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme, makul uyarlaştırmanın reddedilmesini bir ayrımcılık biçimi olarak değerlendirmektedir.
Ancak kararda, komisyonun talep edilen çözümün makul bir uyarlaştırma oluşturup oluşturmadığını, diğer malikler için aşırı bir yük getirip getirmeyeceğini ve onların hakları ile Barutçiev’in erişilebilir çevre hakkı arasında bir denge kurmanın mümkün olup olmadığını analiz ettiği görülmemektedir.

Sonuç

Aralık 2025 tarihli karar, KZD’nin ağırlıklı olarak kat maliklerinin apartman yönetimiyle ilgili konularda oy kullanma hakkına vurgu yaptığını göstermektedir. Ancak gerekçelerinden, komisyonun bu reddin dolaylı ayrımcılığa yol açıp açmadığını, engelli bir bireyin erişimi için tek gerçek imkânı engelleyip engellemediğini ve tesisin inşasına karşı çıkan itirazların teknik delillerle desteklenip desteklenmediğini sonuna kadar inceleyip incelemediği anlaşılamamaktadır. Kararda tam da bu sorular net bir yanıt bulamadan kalmaktadır.

Публикуване на коментар

Моля, споделяйте мнението си с уважение. Груби, обидни или нецензурни коментари няма да бъдат публикувани.

По-нова По-стара