Velislava Petrova: "Bulgaristan, kadınların ve erkeklerin kendi tarzlarını özgürce ifade edebildikleri özgür bir ülkedir"


 Velislava Petrova: "Bulgaristan, kadınların ve erkeklerin kendi tarzlarını özgürce ifade edebildikleri özgür bir ülkedir"

Yorum: Protokol dışişleri bakanı için de geçerli mi?
Dışişleri Bakanı Velislava Petrova, Zlatimir Yoçev’e verdiği demeçte, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği görüşmedeki kıyafetine yönelik eleştirileri değerlendirdi. Röportajda, Bulgaristan’ın özgür bir ülke olduğunu ve hem kadınların hem de erkeklerin kendi tarzlarını özgürce yansıtabileceklerini belirtti. Bakana göre odak noktası kıyafet değil, yapılan görüşmeler olmalı.
Bu kulağa hoş geliyor.
Ancak hiç kimse Bulgar vatandaşlarının istedikleri gibi giyinip giyinemeyeceklerini tartışmadı.
Elbette giyinebilirler.
Mesele tamamen başka.
Bir dışişleri bakanı olduğunda, kendini mı temsil ediyorsun yoksa Bulgaristan’ı mı?
Çünkü Bulgaristan’ı temsil ediyorsan, protokol bir temenni veya tercih meselesi değildir.
Zorunluluktur.
Röportajda seçim özgürlüğüne dair çok şey duyduk.
Kişisel tarz hakkında çok şey duyduk.
Ancak Türkiye Dışişleri Bakanı ile yapılan resmi bir görüşmede neden tam olarak bu giyim tarzının seçildiğini duymadık.
Bir protokol hatası yapılmış olma ihtimaline dair bir cevap da alamadık.
Bunun yerine Bakan Petrova şu ifadeyi kullandı:
"Bu durum, Bulgaristan’daki seçim özgürlüğü ile ilgilidir."
Hayır.
Bu durum seçim özgürlüğü ile ilgili değil.
Bu durum diplomatik protokol ile ilgili.
Bunlar iki farklı şeydir.
Bakan Petrova röportajda ayrıca, bir Bulgar heyetinin yabancı bir ülkeyi ziyaret ettiğinde, oranın yerel gerekliliklerine ve özelliklerine uyması gerektiğini de belirtti.
Burada mantıklı bir soru ortaya çıkıyor.
Madem misafir olduğumuzda diğer ülkelerin hassasiyetlerine uymak zorundayız, o zaman başka ülkelerin temsilcilerini ağırlarken neden aynı saygı geçerli olmasın?
Özellikle de söz konusu ülke Türkiye olduğunda.
Uzun açıklamalara gerek yok.
Herkes bilir ki Türkiye, devlet protokolünde çoğu Avrupa ülkesine kıyasla daha muhafazakar geleneklere sahip bir devlettir.
İşte tam de bu yüzden o fotoğraflar böylesi bir tepki topladı.
Bakan Petrova, dikkatin görüşmelere verilmesi çağrısında bulundu.
Güzel.
Görüşmelere bakalım o halde.
Resmi açıklamalardan geriye, Bulgaristan ve Türkiye arasındaki iş birliği, iyi komşuluk ve ilişkilerin geliştirilmesine dair genel diplomatik söylemler kaldı.
Yeni bir stratejik girişim duyurulmadı.
Önemli bir yeni anlaşma açıklanmadı.
İkili ilişkilerin seyrini değiştirecek somut kararlar ilan edilmedi.
İşte bu yüzden konu, görüşme bittikten sonra da kapanmadı.
İnsanlar moda tartıştığı için değil.
Bakan’a protokol hakkında soru sorulduğu ve kendisi buna kişisel seçim argümanlarıyla yanıt verdiği için.
Bu ikisi aynı şey değildir.
Fotoğraflardan da açıkça görüldüğü üzere, yaptığı kişisel seçim bile başarılı değil. Bu nedenle Дışişleri Bakanı’na, bir dışişleri bakanı için kabul edilemez olan şeyleri konuşmaması adına, tamamen iyi niyetle bir stilist ve halkla ilişkiler (PR) uzmanına danışmasını tavsiye ediyoruz.
Çünkü mesele hiçbir zaman sadece bir elbise değildi.
Mesele, dışişleri bakanının Bulgaristan’ı temsil ederken, kişisel seçimlerin bittiği yerde devlet protokolünün başladığını anlayıp anlamadığıdır.

Няма коментари:

Моля, споделяйте мнението си с уважение. Груби, обидни или нецензурни коментари няма да бъдат публикувани.

Реклама

Предоставено от Blogger.